Kastamonu Haber , Otuz Yedi Forum



 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 En İncesinden Kastamonu

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mklbyrk
Admin
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 708
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: En İncesinden Kastamonu   Çarş. Haz. 20, 2012 12:58 pm

En İncesinden Kastamonu






Betül Memiş bu hafta ‘Markopaşa’nın, ‘Karartma Geceler’ ve ‘Hababam
Sınıfı’nın yaratıcısı Rıfat Ilgaz’ın doğduğu şehir Kastamonu'yu yazdı...


Bir efsaneye göre adının içinde, Bizanslı bir komutanın kızı olan
Moni’yi gizleyen, sokakları tarihe kucak açmış, evlerinin önünde Türk
Kahveleri’nin yudumlandığı, üstat Rıfat Ilgaz’ın doğduğu topraklarda; [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’dayım!

Bazı kentler vardır, sadece hikâye
anlatır, bazı kentler vardır, sadece dinleyendir. Ama şairlerin
dillendirdiği üzere, her kentin bir kişiliği, hatta bir ruhu varmış.
Kimi kentlerin, dinginliğe çağırdığı, kimi kentlerinse, kuşluk vakti
uyandırarak an’ları yaşamayı salık verdiği gibi…

İşte memleketim coğrafyasının, sabahları erken uyandıran ama ‘an’ları huzurla yaşamayı garanti eden, bir kenti de [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’dur. Hani “Ilgaz Anadolu’nun sen yüce bir dağısın… / Eteklerinde otlar / Sürülerle kuzular” diye ilkokul sıralarında nidalandığımız şarkıya sırt veren [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].

Hani bir döneme tanıklık etmiş ‘Markopaşa’nın, ‘Karartma Geceler’ ve ‘Hababam Sınıfı’nın yaratıcısı Rıfat Ilgaz’ın doğduğu [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.].

SABIRLI BİR DERVİŞİ GÖRÜR GİBİ…

“Üsküdar’a Kadar [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]” diyen şair Akgün Akova’nın, “Sırtında bir saat kulesiyle gezinen sabırlı bir dervişi görür gibi olurum” dediği [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ya ayak bastığınızda, Osmanlı’nın tarihi izlerini görmeniz ve hissetmeniz olası.

Şair, neden Üsküdar ve [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] arasında, hissiyat bağlamış derseniz de; Osmanlı döneminde,eyalet şehri olan [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] topraklarının sınırı çok ilginçtir [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Üsküdar’a kadar dayanıyormuş, yani Üsküdar, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] toprakları içinde yer alıyormuş.

Kentin bilinen tarihi, Hititler’e kadar uzanıyor. M.Ö. 4. yüzyılda,
Persler, Büyük İskender ve daha sonrasında Pontus Krallığı görülüyor.
M.Ö. 1. yüzyılda, Romalılar ve 395 yılında ise Bizans...

Bölgede, Türkler, ilk defa Danişmentliler zamanında kayıtlara düşülmüş.
1213 yılında, bölgeyi Anadolu Selçuklular ele geçiriyor. Kent, 1460
yılında ise Osmanlı idaresine giriyor ve bundan sonra önemli bir kültür
merkezi olarak dikkati çekmeye başlıyor.

Birçok bilim adamı yetişiyor. Şehir, milli mücadelede, lojistik destek açısından en güvenilir bölge olması nedeniyle, büyük faydalar sağlıyor, özellikle [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ya, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]-[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] yolundan yiyecek, giyecek, para, cephane ve silah taşınıyor.

İSTANBUL’DAN TAŞINAN SAAT KULESİ

16 Mayıs 1919’da, kent, kurtuluş tarihinin ilk kadın mitingine de sahne oluyor. Bu sebepten, Mimar Vedat Tek’in başyapıtlarından biri olan Valilik Binası’nın önünde, bir kahraman kadının, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nın anıtı bulunmakta.

Bir diğer yapıt ise, 1885’te, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], Sarayburnu’ndan sökülüp kente getirilen ve aynı biçimde inşa edilen Saat Kulesi’dir.

Efsanelerle dolu kente, bir tanesini daha ekleyen Saat Kulesi için
derlermiş ki, padişahın haremindeki bir gözde cariye, kulenin sesinden
korkarak çocuğunu düşürmüş; kule de [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ya sürgün edilmiş.

EN İNCESİNDEN KASTAMONU…

Saat Kulesi’nin altında yer alan çay bahçesi, baharın yüzünü göstermeye başlamasıyla, günbatımının keyfini çıkaran [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]lular’la dolup taşıyor. Gelelim bu kentin misafirlerine sunduğu şahaneliklerinden bazılarına…

Saat Kulesi’nin karşı tepesinde, tüm heybetiyle kenti taçlandıran,
Ortaçağ son dönem Bizans mimarisinin özelliklerini taşıyan, 155 metre
endamıyla [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Kalesi’ni, nazlı nazlı akan Kızılırmak’ın en büyük kolu olan
Gökırkmak’ı, Evkaya diye anılan Hititler’den kalma kaya mezarını, Kırk
Odalı, Sepetçioğlu, Sirkeli, Tahirefendi (Osmanlı), Eflanili yahut El
Dokumacılığı Müzesi olan Ellezler Konakları’nı görmeden [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’yu keşfetmiş sayılmazsınız.

Tabii bir de şadırvanından berrak suların aktığı, söylentiye göre suyundan bir içenin, yedi yıl [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’dan ayrılamadığı Nasurullah Camii var.



YAZ VE KIŞ BAŞKA HİKÂYE

Müzelere meraklılar içinse; Cumhuriyet Caddesi’nde konuşlanan [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Arkeoloji Müzesi adeta bir vaha gibi. Müzenin bulunduğu bina, 1914-1917
yılları arasında yaptırılmış. Batı Karadeniz Bölgesi’nin, milli sanat
ve kültür kalıntılarının toplandığı bir müze burası.

Bina, tarihi süreç içinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türk Ocağı,
Parti Binası ve İkinci İstiklal Mahkemesi binası olarak kullanılmış. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], 1925’te, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] şehrini ziyaretinde, tarihi “Şapka ve Kıyafet Devrimi” ile ilgili nutkunu, burada vermiş.

1879-1881 yılları arasında, Mirliva Sadık Paşa tarafından, özel
konut olarak yaptırılan, 1978’de ise, Kültür Bakanlığı tarafından
kamulaştırılmış ve restorasyonu yapılarak, 1997’de hizmete açılan Liva
Paşa Konağı / Etnoğrafya Müzesi ise bir başka keşif alanı.

Her sokağında başka bir hikâye ve zenginlik taşıyan [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nun yazın yeşillikler içindeki, kışın ise bembeyaz karlarla kaplı [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ve Ilgaz Dağları’nın görüntüleri bir başka.

Türkiye’deki en geniş ormanlık alanının [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ve [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] bölgesinde bulunduğunu öğrendiğimde, bu safi yeşilin mayasının neden bu kadar insanı büyülediğini anlıyorum.

Kış aylarında kayak spor tutkunlarını ağırlayan kent, yeşilliklerinin
yanında, mağara ve kanyon turizmi bakımından da keşfedilmeyi bekliyor.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ya gelmişken [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ve [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ilçelerini görmeden dönmemelisiniz, zira burada bol oksijen ve enerji depolayacaksınız, sanırım ki mutluluğa bir parça daha yaklaşmanın diğer adı buraların rengine bulaşmaktan geçiyor.

NE ARARSANIZ BU ÇARŞIDA

Şehrin merkezinde, suyu azalmış da olsa, sessizce
akan bir nehir var. Bu nehrin üzerindeki taş köprüden karşı kıyıya
geçtiğinizde, kendinizi [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Çarşısı’nın içinde bulursunuz.

Bu çarşıda, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nun
en meşhur pastırması, çekme helvası ve pidesinin satıldığı dükkanlar
yer almakta. Yöresel lezzetler arıyorsanız da Eflanili Konağı tam size
göre!

Ayrıca bir müzeyi andıran, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] el sanatları ürünlerinin sergilendiği ve satıldığı [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Evi’nden de dönüşte, sevdiklerinize sürpriz hediyeler alabilirsiniz!

Hediyelik demişken, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’da,
düz beyaz patiska, bez ya da ıhlamur ağacı üzerine, elle oyma veya
kabartma olarak yapılmış bitkisel, geometrik, motif işli, değişik
boyutlardaki ahşap kalıpların, özel hazırlanmış tek renkli boyaya batırılarak, basılması suretiyle meydana getirilen sofra bezleri pek bir meşhur.

Bu meşhur sofra bezi son yıllarda, değişik uyarlamalardan geçmiş ve etek, perde, örtü olarak da kullanılabiliyor.

LEZZETLERDEN LEZZET BEĞENİN

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’da binlerce yıllık bir kültür birikimi ve il sınırlarındaki coğrafi çeşitlilik yemek kültürünün zenginliğinde de kendisini oldukça göstermekte. Yapılan bir araştırmada [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’da,
yaklaşık 800 çeşit yemek tespit edilmiş. Bu tatlardan yaklaşık 500
tanesinin, Anadolu’nun diğer yörelerinde bilinmediği ortaya çıkmış.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] elması, üryani eriği, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nın üzümü ve pirinci, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nun kestanesi, kirazı, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ın armudu, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ın ceviz ve kızılcığı, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nün eriği, sarımsağı, keten-[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]viri en meşhurlarından.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.], ayrıca Türk Lokumu’na yeni bir aroma kazandırarak tüm dünyaya tanıtan [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ilçesinden olan Hacı Bekir ürünleri, çekme helvası ile de kendi lezzetinin imzasını atmış bir kent.

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’ya
gittiğinizde damağınızı şenlendireceğiniz lezzetlerden bazıları; Etli
Ekmek, Banduma, Mıklama, Paça, Ekşili Pilav, Oğmaç Çorbası, Biryan Kuyu
Kebabı, Çekme Helva ve Cırık Tatlısı… Ki bu lezzetlerden sadece birkaçı.

ALMADAN DÖNME!

Yöresel dokumalar, yalnızca tırnak ile ve pamuk
ipliği kullanılarak değişik motiflerin yapıldığı çarşaf bağları, oyalar,
baskı tekniği ile bezenen havlu ve masa örtüsü gibi malzemeler, ağaç
oyma işleri, saz ve bağlama gibi müzik
aletleri, söğüt ağacından yapılan gazetelik, şeker kutusu, ekmek sepeti
gibi eşyalar, çeşitli ağaçlardan yapılan tespihler, şimşir
çatal-kaşıklar, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] çakıları ve bakır işleri yöreden alınabilecek özgün hediyelik eşyalar...

Alışveriş merkezleri [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Meydanı, Belediye Caddesi ve Banka Sokak’ta yoğun ama İplikçiler
Çarşısı’nda yöresel dokuma ve hediyelik eşyalar da bulmak mümkün.

YAPMADAN-GÖRMEDEN DÖNME!

Dokuma Atölyesi ve El Sanatları Atölyesi'ni görmeden, etli yahut pastırmalı ekmeğinden ve çekme helvasından tatmadan, muhteşem Yaralıgöz Dağı’nın eteklerinde yapılan, kuyu-biryan kebabı’ndan yemeden (Farsça’da ‘nar gibi kızarmış’ anlamına gelen bu lezzetin sezonu Haziran-Ekim ayları arası imiş, [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’da
da Fatih semtinde bu kebabın orijinalini yiyebilirsiniz), yöresel
dokuma ve el sanatları ürünlerinden almadan, meşhur köçeklerini
izlemeden, 23 - 31 Ağustos - Şapka ve Kıyafet İnkılabı Etkinlikleri,
Mayıs ayı ilk haftası “Şeyh Şaban-ı Veli ve [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] Evliyalarını Anma Haftası” ve “İlçe Panayırları” etkinliklerine katılmadan ve tabii kiraz zamanı gelirseniz de [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]’nın dolgun kirazlarının tadına bakmadan dönmeyin.

Meraklısına Not:

“Kastın Neydi Moni” efsanesi:

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Tekfuru’nun kızı Moni, kaleyi kuşatan Türk askerlerinin komutanını,
kalenin burçlarından görür görmez âşık olur. Aşkını, komutana haber
göndererek bildirir.

Komutan da Moni’nın aşkına karşılık verir. Bunun üzerine, Moni, kalenin anahtarlarını, komutana verir.

Günlerce süren kuşatmaya rağmen kalenin alınamaması ve ancak, sonunda
Türk askerlerinin kale kapısından rahatça içeri girmeleri üzerine,
Tekfur, araştırır ve kalenin anahtarının kızı tarafından, Türkler’e
verildiğini öğrenir ve kızı Moni’yi, kale surlarından aşağıya attırır.

Sonrasında Türkler tarafından “Kastın neydi Moni’ye” şeklinde denmeye başlanır. Bu söz, zamanla, değişerek “[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]” ya dönüşür.


Kaynak: Habertürk | Betül Memiş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
En İncesinden Kastamonu
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kastamonu Haber , Otuz Yedi Forum :: KASTAMONU İL VE İLÇELERİ :: Kastamonu Merkez :: Kastamonu Haberleri-
Buraya geçin: